Etiketler

rezervasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
rezervasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2014 Pazartesi

Yeni Lokanta



Beyoğlu Kumbaracı yokuşunda açılan Yeni Lokanta'ya denemeye değer mi bir bakalim diye gittik ve ziyadesi ile değer bulduk. Ne zamandır bu kadar lezziz yemek yememiştim, kendi yaptıklarım hariç:)
İlk firsatta arayıp rezervasyon yaptırın derim. Haftasonları için yer bulmak pek mümkün değil, baştan söyleyeyim. Burada ne mi var ya da nesi değişik derseniz aslında mekan dekorasyon açısından süper yaratıcı değil, hatta akustik olarak da biraz sesli fakat bir o kadar rahat döşenmiş. Giyim olarak öyle çok şaşalı gitmenizi gerektirmiyor ama smart casual olmakta da fayda var. Anadolu'dan gelen ot, baharat, et ve süt ürünleri ile neler yaratılır burada tatma şansınız olacak. Uzun zamandır Changa'nın şefliğini yapan Civan Er sonunda kendi mekanını açmaya karar vermiş iykide öyle yapmış.Türkiyenin dört bir yanından getirttiği malzemelerle farklı tatlar yaratmış, bizde afiyetle yedik. Amma övdün ne yedin bu kadar değişik derseniz saymaya başlayayım yavaş yavaş.

Aslında malzemelerin çoğu tanıdık fakat farklı kullanımları ile adeta birbiri ile dans ediyorlar. Mesela kuru patlıcanla doldurulmuş ve Antakya'nın tuzlu yoğurdu ile beyaza bürünmüş mantı, asma yaprağında paçanga böreği, nar ve zahterli humus, ılık barbunya püresi yatağında cevizli antep et sucuğu, ızgara ahtapot ve közlenmiş patlıcanlı semizotu, fırında patates salatası eşliğinde hellimli köfte ve vişneli kısır.

6 kişi gittiğimiz için neredeyse tüm mezeleri deneme şansımız oldu. Hatta ana yemeğe geçmeden beğendiklerimizden birkaç posta daha söyledik, tahmin edersiniz ki posiyonları ufak. Ana yemeğe gelecek olursak hepimiz dana kaburga seçtiğimiz için diğerlerini deneme fırsatımız olmadı ama levrek ve ahtapot'u da mutlak deneme listeme aldım. Ana yemek porsiyonları mezelere oranla oldukça doyurucu biz çift olarak paylaştık ve yeterli geldi.

Uzun uzun yazdım yediklerimizi, o yüzden başta gelen ekşi mayadan yapılmış ekmekler ve isli tereğının sizi kandırmasına izin vermeyin ve bir anlık zafiyet ile sakın doyurmayın kedinizi. İnsan kaptırıp sepetteki tüm ekmekleri yemek istesede nesfinize hakim olmanızı öneririm. Bu kadar yedikten sonra genelde tatlı yemeyi tercih etmesemde muhallebili kadayıf kızartması mutlaka denenmeli diyorum.

Yerken okadar keyif aldım ki garsondan ayak üstü iki tarif bile aldım.
Muhallebili kadayıf kızartması
Koyu kıvamlı sakızlı muhallebi yapılıp buzluğa konulur, donunca küp küp kesilip  yumarta ve kadayıfa bulanarak kızartılır ve yanında isli dondurma ile servis edilir.
Ayvalı kereviz
Aman ne var bunda demeyin çünkü kereviz öyle bizim bildiğimiz zeytinyağlı kereviz değil. Kerevizi ve ayvaları yuvarlak bir halde keserek yağlı kağıt yerleştirdiğiniz fırın tepsisine diziyorsunuz ve yumuşayınca çıkarıp üzerine limon sos döküyorsunuz. Ertesi akşam ilk fırsat denedim limonlu sosa biraz portakalda sıkıp üzerine döktüm ve harika oldu. Muhallebiye de sıra gelecek, dediğim gibi tarif ayak üstü olduğundan anladığım kadarıyla biraz da yaratıcılığımı kullanarak yapacağım artık.

Fiyalara gelirsek ne yediğinize göre değişir tabi ama ana yemekler 45 TL'den başlıyor. Mezeleri tek tek seçerseniz 20 TL, üçlü gruplar halinde seçerseniz de 42, 49 TL arası değişiyor. Sadece Türk şarabı servis ediyorlar fiyatları bu tarz lokantalara göre makul. Corvus, Kayra, Suvla, Buzbağ markalardan birkaçı. Biz tercihimizi Kırmızı Selendi'den yana kullandık. 

Müşteri profili Türklerden çok yabancılardan oluşuyordu diyebilirim, oldukça gurur verici. En kısa zamanda yeniden gidip kendimizi bu lezzet şenliğine kaptırmak istiyorum. 

Neredeyse unutuyordum, kokteyl listeside oldukça yaratıcı. Saki diye birşey denedik, votka, rakı, lime, nane ve birazda esmer şeker vardı yanılmıyorsam, tanıda bakın derim.

Mekan pazarları kapalı ve şuan talep oldukça fazla olduğundan önceden rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Öyle kapıdan geçerken yer bulunası değil. 

Şimdiden afiyet olsun. 

www.lokantayeni.com
Kumbaracı Yokuşu No:66. Beyoğlu / İstanbul 
+90 212 2922550
Asma yaprağına sarılı paçanga böreği

Muhallebili kadayıf kızartması

Ayvalı Kereviz

Vişneli Kısır

Nar ve Zahterli Humus

Kuru Patlıcanla Doldurulmuş Mantı


Saki Kokteyl

Barbunya püresi yatağında cevizli antep sucuk

Dana Kaburga

 








5 Aralık 2012 Çarşamba

La Brise


Fransız Mutfağımı Dediniz?

La Brise’i Mutlaka Deneyin....

Bugün sizlere Nişastasındaki La Brise Restaurant’dan bahsetmek istiyorum. Geçen sene Beyoğlu Asmalı mescit şubesine giderek mutfağına hayran kalmıştım şimdi ise daha da yakınımıza gelerek şubesini Nişastasında son iki yıldır hareketlenen ve popüler hale gelen Mim Kemal Öge caddesine taşıdı. Gerçek bir Fransız bistrosu diyebilirim. Gerçi bence Beyoğlu’ndaki dekorasyonu daha sempatikti ama lezzet açısından hiçbir değişiklik yok. Aynı damak tadı ve leziz yemekleri afiyetle yiyebilirisiniz.

Ne yemeliyiz kısmına gelirsek; başlangıç olarak tereyağında karides, inanın bana sosuna ekmeğinizi bandıra bandıra yiyeceksiniz. Tereyağı ve kırmızıbiberin karideslerle harika uyumu midenizde şenlik havası estirecek ve arkadan gelenleri tatmak için sabırsızlanacaksınız. Fransız peynirlerinden vazgeçmem derseniz de kızarmış Camambert’i listenize ekleyin.  Fransız mutfağı söz konusu olunca ekmeklerden ayrıca bahsetmeme gerek yok sanırım, her seferinde bu son dilim diyerek bolcana yiyorsunuz.

Ana yemek olarak 2 kişilik servis edilen Chateabriand’ı tavsiye ederim. Etin pişme derecesini zevkinize göre ısmarlamanız mümkün. İyi orta benim her zamanki tercihim. Az orta dediğinizde bazen Türkiye’de ayarı tutturamıyorlar ve bol kanlı gelebiliyor. Önden başlangıç yediyseniz 2 kişilik demesine rağmen 3 hatta 4 kişide paylaşabilirsiniz Chateabriand’ı. Porsiyonlarında asla cimrilik etmiyorlar.

Ortamın ve sohbetin keyfinden tatlı yerine içkiyle devam etmeye karar verdiğimiz için bu seferlik bir tatlı önerisinde bulunamayacağım. Şarap olarak şefin tavsiyelerine kulak vermekte yarar var. Tuğra Öküzgözü yediğimiz yemeklerle oldukça güzel bir uyum sağladı.

Henüz deneme fırsatınız olmadı ise mutlaka önceden rezervasyon yaptırarak biran önce bu sempatik Fransız bistrosunun tadını çıkarın derim. Bu arada sigara içenler için dışarıda ısıtıcılı masalarda mevcut.

Adres: Mim Kemal Öge Caddesi No: 11A Nişantaşı İstanbul
Tel:+ 90 212 244 48 46
 

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...