Etiketler

pozitif dusunce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pozitif dusunce etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2013 Çarşamba

Alaaddin'in Sihirli Lambası

Can yeleği koltuğunuzun altındadır. Uçuşa hazır mısınız?

Kapatın gözlerinizi ve sadece gitmek istediğiniz bir şehir hayal edin. Farz edinki Alaaddin'in sihirli cin'i bugün sizin için iş başında ve sizi istediğiniz yere uçurmaya hazır. Haydi ne duruyorsunuz, biran önce bir yer söyleyin. 

Tamam tamam derin bir nefes alın, cin falan yok! hayalinizdeki şehre öyle pat diye ışınlanmayacaksınız da. Ne zor değil mi, hayatın akışına öyle bir kaptırmışızki kendimizi biranda ani bir soru gelince o hep hayalini kurduğumuz, gitmek istediğimiz şehirlerden birinin bile adını ilk dakika da söyleyemiyoruz. Ne istediğimizi de pek bilmez olduk gerçi. 

Nedir kafamızı bu kadar yoran, bir telaş hali içinde bir yerlere yetişme çabamız niye? Günlük hayata kendimizi o kadar kaptırıyoruz ki, bizim hayaller falan yalan oluyor. Gün içinde hatta gece yatarken bile bir sonraki günün ya da geleceğin planını yapmaktan, herşeyi sorun olarak görüp daha da içinden çıkılmaz hale getirmekten, tüm o masalsı dünyadan kopuyoruz. 

Önerim mi ne, hiç değilse bazen şöyle bir sakince oturup 10 dk güzel ve pozitif şeyler düşünmeye çalışmak. Her gün olmasa da bırakalım Alaaddin'in sihirli cini bize ara sıra uğrasın. 

10 Ekim 2013 Perşembe

Sadeleşmek

Zihnen ve bedenen iyi bir hayat sürmek istiyorsanız SADELEŞMENİZ gerekir.

Şimdi bu da nereden çıktı, ne sadeleşmesi dediğinizi duyuyorum.  Hani ben Tayland’a gittim ya Ağustos ayında inanın bana çok etkilendim, aslında daha önce de gitmiştim ama kafa olarak daha buralara gelmiş, o kadar olgunlaşmış değildim sanırım. Adamlar şahane yaşıyor, hiçbir şeyden ikişer üçer yok bizde olduğu gibi, fazla var ise de başkaları ile paylaşıyorlar. Budizm ülkenin neredeyse %95’ine hakim olduğu için, içlerinden kötü düşünmeyi atmayı başarmışlar. Zengin ya da fakir de olsalar her şekilde nasıl huzurlu yaşanırın sırrını da çözmüşler. O enerji size öyle bir yansıyor ki, insanın bırakıp dönesi gelmiyor.  Buradan çıkaracağınız sonuç, haydi gelin hepimiz budist olalım ya da koşa koşa Tayland’a gidelim değil tabii ama biz de kendimizi fazlalıklardan arındırarak sadeleşme yoluna gidebiliriz olmalı.

Hayatınızı gözlemleyin, içine ve dışına iyice bakın. Eminim hepimizin tıka basa dolu bir hayatı var. Yaşımız kaç olursa olsun yüklendiğimiz sorumluluklar, başımızdan geçen tecrübeler, ailelerimiz tarafından kodlanışlarımız.

Sadeleşmek her konuda olabilir. Duygularımızda, arzularımızla, emellerimizde, hırslamızda, tutkularımızda, dileklerimizde, fantazilerimizde, anılarımızda, varsa nefretlerimizde,  kısacası sahip olduğumuz herşeyde. Bir düşünün bakalım size bu ara ne fazla geliyor, ya da neleri bir gün lazım olur diye çantanızda, çekmecenizde ya da dolaplarınızın arka köşelerinde saklıyorsunuz.
Atın, verin, başkaları ile paylaşın, sevindirin ama ne yapıp edip kurtulun tüm fazlalıklardan. Bu fazlalıklara tüm negatif düşünceleriniz de dahil. Hazır yeni bir sene geliyor, kendimizi bir tık daha geliştirmenin tam sırası. 2014 hedeflerinizden biri de sadeleşmek olsun.

Hayatımızı bizler zorlaştırıyoruz, hiç öyle sağınıza solunuza bakarak suçlu aramayın, aynaya bakmamız yeterli. Örneğin elimizdeki telefon babalar gibi çalışırken bir üst modeli piyasaya çıktı diye kendimizi yırtıyoruz. Hep daha iyisi, daha yenisi bende var derdinde büyük çoğunluk. İnanın bana gerek yok, biraz olgunlaşmak ve doygunlaşmak gerekiyor hayata karşı. İlgi alanınız sadece teknoloji ise ona sözüm yok ama hem ayakkabıyı, hem çantayı, hem telefonu, hem arabayı diye düşünürken aslında fakında olmadan kendimizi motive ettiğimizi düşünsekde bol bol negatif enerji yükleniyoruz. Çoğumuzun çantasında en az 3 kredi kartı var örneğin, 1 tane yeterli olabilir, başta zorlansak bile alışabiliriz bence sadeleşmeye.

Somut şeylerden kurtulmak, onları sadeleştirmek en kolayı, işin zorlayıcı tarafı soyut yönlerin dibine dalmak. Bu iş biraz kuyu kazmak gibi, önce kendinizle baya bir başbaşa kalmanız ve gerçekten sizi huzursuz eden, yıllardır zihninizi mesken tutmuş olumsuz enerjileri şöyle bir kökten sallamanız gerekli. Sınırlı enerjimizi  olumsuzluklara harcamak yerine yeniliklere, yaratıcılığa, güzelliklere, doğruluğa ve herşeyden önemlisi iyi bir insan olmaya harcamalıyız.

Biraz yalın yaşayalım hiç değilse deneyelim. Süreli değil sürekli mutluluk için hayatımıza fazla gelen herşeyi yavaş yavaş çıkaralım ve SADELEŞELİM... Yaşantımız ne kadar sade olursa, gerçek iç huzur ve mutluluğu yakalama sanşımız da bir o kadar yüksek olacaktır.

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Hayat bir sahne mi?



Hani derler ya yaşam bir sahne ve bizler de sadece rollerimizi oynamaya geldik. Sahne olması belki birçok kişinin neden bukadar sahte olabildiğini tek seferde açıklıyor aslında, hem de çok derin düşünmeye gerek kalmadan.
Ee be kardeşim tamam dedilerki hayat bir sahne ve sende rolünü oynuyorsun ama bu kadar gitgelli, iki yüzlü oynamanın anlamı var mı?
Tamam tabanda amaca hizmet ediyorsun ama bir de hiç senin gibi olmayan insanlar var az da empati yapsan fena mı olur. Halbuki gülmek, güldürmek, dürüst ve yalın olmak, hatta bazen zaman zaman gönülden ağlatmak varken.

Çok derin düşünmemek gerekiyor belkide, herkese ilk görüşte 100 puan vermek yerine bırakıcan zaman içinde o toplasın artı puanları, zaten baktın hep ekside ve senin çabanla ilerliyor gerek var mı kendini üzmeye. Herkese ederi kadar demişler ya ne doğru şöylemişler. Bazı atasözlerini dört gözle okuyup can kulağı ile dinlemek gerekiyor. Başına gelmeden önlemini alabilmek için gereksiz insanlara haddinden fazla değeri vermeden önce, kendini izole etmen gerekiyor ki kalbin üst üste kırılmasın. Sonra parçaları birleştirmek çok zor oluyor.

Hayata biraz Mevlana’nın gözünden bakmak lazım. Der ki "Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır, Her Peygamberin verdiği öğüt aynıdır, Sana ayna olan insanı bul". İşte hayatında sana ayna olacak bir kaç kişiyi buldun mu dört elle sarıl, kucakla, sevdiğini söyle, kalbini kırmamaya çalış, kırdın mı hemen gönlünü al, hatta gerekirse özür dile, bu da bir erdemdir. Diğerleri için ise fazla çaba sarf etme, ya sana ayna olacaklardır ya da zamanla hayatının sahnesinden ayrılacaklardır.
Sahneden ayrılanlara ise hiç geri dönüp bakma, iyi kötü hayatındaki amaçlarını tamamlayıp senden kopmuşlardır. Bunun için şükür ve dua et.
Hayatınızda size ayna olacak insanlarla karşılaşmanız dileği ile...



18 Ağustos 2012 Cumartesi

Cebimdeki Sözler



ü      “Mutlu olmak için uğraş vermelisiniz. Mutluluğa iş, para ya da aşkla ulaşılmaz. Mutluluk sizinle kendiniz arasında bir meseledir” (Rufus Wainwright)

ü            “Eğer son birkaç yılda önemli bir fikrinizi değiştirip yenisini edinmediyseniz, hemen nabzınızı kontrol edin;  ölmüş olabilirsiniz” (G. Burgess)

ü            “Kendi kabuğunuza çekileceğiniz, tasınızı tarağınızı toplayarak teslim bayrağını çekmek isteyeceğiniz zamanlar olacak. Bunlar aslında kendinizi zorladığınızı, öğrenmek ve geliştirmekten korkmadığınızı gösterme fırsatlarıdır. Azimle devam edin” (Joyce Guile)

ü            “Zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir”
(Z.N Hurston)

ü            “Kendini çok zorlama, en güzel şeyler onları en az beklediğinizde olur”
         (Gabriel Garcia Marquez)

ü            “Dualarınıza dikkat edin, gerçekleşebilirler” (Emerson)

ü            “Düşleri gerçekleştirmenin en kestirme yolu uyanmaktır” (J.M Power)

ü            “Tanrı’nın bir şeyi ertelemesi reddetmesi demek değildir”

ü            “Paraya ihtiyacın yokmuş gibi çalış. Kimse seni üzmemiş gibi sev. Kimse seni seyretmiyormuş gibi dans et. Kimse seni dinlemiyormuş gibi şarkı söyle. Cennet dünyada imiş gibi yaşa”

ü            “Karşımıza çıkan her türlü sorumluluğu sessizce kabul etmek kendimize yaptığımız en büyük sorumsuzluktur” (John Cage)

ü            “Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiçbir zaman kavanozun içine koyamazsın”

ü            “Taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan öncekilerdir” (Jacob Riis)

ü            “Eğer yaşamınızda daha yapacak çok şeylerin olduğunu hissediyorsanız ve arzularınızı gerçekleştirmek için kendinize “Daha Zamanım Var” diyorsanız gençsiniz”

ü            “Olgun insan güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceğini söyleyen adamdır” (Konfüçyüs)

ü            “Kahkaha ruhun dansıdır”                                                      



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...