Etiketler

pozitif enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pozitif enerji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2013 Perşembe

Sadeleşmek

Zihnen ve bedenen iyi bir hayat sürmek istiyorsanız SADELEŞMENİZ gerekir.

Şimdi bu da nereden çıktı, ne sadeleşmesi dediğinizi duyuyorum.  Hani ben Tayland’a gittim ya Ağustos ayında inanın bana çok etkilendim, aslında daha önce de gitmiştim ama kafa olarak daha buralara gelmiş, o kadar olgunlaşmış değildim sanırım. Adamlar şahane yaşıyor, hiçbir şeyden ikişer üçer yok bizde olduğu gibi, fazla var ise de başkaları ile paylaşıyorlar. Budizm ülkenin neredeyse %95’ine hakim olduğu için, içlerinden kötü düşünmeyi atmayı başarmışlar. Zengin ya da fakir de olsalar her şekilde nasıl huzurlu yaşanırın sırrını da çözmüşler. O enerji size öyle bir yansıyor ki, insanın bırakıp dönesi gelmiyor.  Buradan çıkaracağınız sonuç, haydi gelin hepimiz budist olalım ya da koşa koşa Tayland’a gidelim değil tabii ama biz de kendimizi fazlalıklardan arındırarak sadeleşme yoluna gidebiliriz olmalı.

Hayatınızı gözlemleyin, içine ve dışına iyice bakın. Eminim hepimizin tıka basa dolu bir hayatı var. Yaşımız kaç olursa olsun yüklendiğimiz sorumluluklar, başımızdan geçen tecrübeler, ailelerimiz tarafından kodlanışlarımız.

Sadeleşmek her konuda olabilir. Duygularımızda, arzularımızla, emellerimizde, hırslamızda, tutkularımızda, dileklerimizde, fantazilerimizde, anılarımızda, varsa nefretlerimizde,  kısacası sahip olduğumuz herşeyde. Bir düşünün bakalım size bu ara ne fazla geliyor, ya da neleri bir gün lazım olur diye çantanızda, çekmecenizde ya da dolaplarınızın arka köşelerinde saklıyorsunuz.
Atın, verin, başkaları ile paylaşın, sevindirin ama ne yapıp edip kurtulun tüm fazlalıklardan. Bu fazlalıklara tüm negatif düşünceleriniz de dahil. Hazır yeni bir sene geliyor, kendimizi bir tık daha geliştirmenin tam sırası. 2014 hedeflerinizden biri de sadeleşmek olsun.

Hayatımızı bizler zorlaştırıyoruz, hiç öyle sağınıza solunuza bakarak suçlu aramayın, aynaya bakmamız yeterli. Örneğin elimizdeki telefon babalar gibi çalışırken bir üst modeli piyasaya çıktı diye kendimizi yırtıyoruz. Hep daha iyisi, daha yenisi bende var derdinde büyük çoğunluk. İnanın bana gerek yok, biraz olgunlaşmak ve doygunlaşmak gerekiyor hayata karşı. İlgi alanınız sadece teknoloji ise ona sözüm yok ama hem ayakkabıyı, hem çantayı, hem telefonu, hem arabayı diye düşünürken aslında fakında olmadan kendimizi motive ettiğimizi düşünsekde bol bol negatif enerji yükleniyoruz. Çoğumuzun çantasında en az 3 kredi kartı var örneğin, 1 tane yeterli olabilir, başta zorlansak bile alışabiliriz bence sadeleşmeye.

Somut şeylerden kurtulmak, onları sadeleştirmek en kolayı, işin zorlayıcı tarafı soyut yönlerin dibine dalmak. Bu iş biraz kuyu kazmak gibi, önce kendinizle baya bir başbaşa kalmanız ve gerçekten sizi huzursuz eden, yıllardır zihninizi mesken tutmuş olumsuz enerjileri şöyle bir kökten sallamanız gerekli. Sınırlı enerjimizi  olumsuzluklara harcamak yerine yeniliklere, yaratıcılığa, güzelliklere, doğruluğa ve herşeyden önemlisi iyi bir insan olmaya harcamalıyız.

Biraz yalın yaşayalım hiç değilse deneyelim. Süreli değil sürekli mutluluk için hayatımıza fazla gelen herşeyi yavaş yavaş çıkaralım ve SADELEŞELİM... Yaşantımız ne kadar sade olursa, gerçek iç huzur ve mutluluğu yakalama sanşımız da bir o kadar yüksek olacaktır.

14 Mayıs 2013 Salı

Bahar Temizliği




Hala Bahar Temizligi için ne bekliyorsunuz?

Geçenlerde bir yazı okudum ve ondan esinlendim desem yalan olmaz gereksiz herşeyi hayatınızdan çıkartıp atın diyordu, yazının sonu ise bakın ne güzel güneş çıktı diye bitiyordu, o kadar hoşuma gitti ki bende bir bahar temizliği yapayım kendimce dedim, aklıma ilk gelenleri sıraladım. Haydi sizde kendi listenizi yapın ve biran önce etrafınızdaki enerjiyi değiştirin. 
Hazır bahar geldi,  doğa bize her gün bir armağan gibi güneşi sunmakta, bize de kendi tozlanmış enerjimizden kurtulup silkelenmek kalıyor.

Aklıma ilk gelen herşeyi aşağıda yazıyorum, bakın görün önümüzdeki sene listenıiz ne kadar kısa olacak;
  • Eskimemiş ama ya tekrar moda olursa diye sakladığınız kıyafet ve ayakkabılarınızı
  • Kenarı hafif çatlamış tabak ve bardaklarınızı
  • Ofis masanızın üzerinde duran tonlarca yılbaşı, bayram ve tebrik kartını, kullanmadığınız kağıtları, ucu bitmiş kalemleri, kartvizitleri
  • Adınıza yollanmış ve hatıra olarak kurutup sakladığınız çiçekleri
  • Zayıflayınca ya da kilo alınca giyerim dediğiniz herşeyi
  • Çizilmiş teflon tencerelerinizi
  • Bir daha geri dönüp bakmayacağınız kitaplarınızı ve defterlerinizi
  • Biriken diyet listelerinizi
  • Antika olur diye beklediğiniz ama aslında hiç sevmediğiniz dekoratif eşyalarınızı
  • Arşive attığınız ve hiç okumadığınız maillerinizi
  • Evde artık askı olarak kullandığınız koşu bandı ya da bisikletinizi
  • Tamire yollarım diye beklettiğiniz bütün elektronik eşyaları
  • Ucu hafif kaçmış ya da erimiş çoraplarınızı
  • Şisenin dibinde kalan bir gün gelir içilir diye beklettiğiniz içki şişelerinizi
  • Tarihi geçmiş tüm ilaçları
  • Bozuk TV kumandalarınızı, şarj aletlerinizi
  • Dolabin dibine ya da bazanıza iteleyip çoktan unuttuğunuz eşyalarınızı
Evet haydi ne duruyorsunuz yarından tezi yok başlayın, görürsünüz bakın atmaya doyamayacaksınız...

Diğer yandan aman zarar gelmesin  ya da özel günlerde kullanırım diye bir kenara ayırdığınız  eşyalarınızı gözünüzün önüne çıkarın ve hemen  kullanmaya başlayın. Kısaca günü yakalayın, bugün sizin yarın ise meçhul. Hazır sağlıklı iken herşeyin tadını sonuna kadar çıkararak yaşayın.  Herkese verimli bir bahar temizliği dilerim.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...