Etiketler

Karakoy mekanlari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Karakoy mekanlari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Fosil, Karaköy



İstanbul’u bu kez de Karaköy’ün teraslarından seyre dalmak isterseniz Fosil bir tercih olabilir.

Menüsü klasik bir cafe menüsünden farksız, şu yemeği de yedim harikaydı, tadı damağımda kaldı diyebileceğim bir lezzet olmadı açıkçası. Eşimin doğumgünü sebebiyle kalabalık gittiğimizden dolayı herkes farklı şeyler yedi ve bol bol yorum yapıldı yemekler üzerine. Bira severler için hem göze hem de mideye hitap eden hamburger menüsü oldukça uyumlu bir ikili gibi.

Bu mekan için farklı farklı yorumlar duymak mümkün. Seveni bayılıyor, sevmeyen de ayy hiç tarzım değildi diye ayrılıyor Fosil’den. Saat 22:00’den sonra masalar kalkıyor ve mekan klüb’e dönüşüyor. 70 ve 80’lerin rock şarkıları ile çoşabiliyorsunuz ama müzik birden yüksek volumlu girdiği için önceden biraz alkol almanızda fayda varJ ara ara günümüz Türkçe rock’larından Manga, Duman vs de çalınca deymeğin mekandakilerin keyfine. Herkes zıp zıp, yerinde duramıyor. Kasıntı bir mekan değil anlayacağınız.  İçki fiyatları İstanbul’daki birçok gece klubüne nazaran daha uygun.

Önceden yemek için rezervasyon yapıp gitmediyseniz vay halinize. New York’daki barlardan bir farkı yok, saat 23:00'den sonra bar sırası Karaköy Güllüoğlu’nun oralara kadar ulaşıyor. Biz doğumgünü için gelmiş olmamıza rağmen yemek sonrası aramıza katılacak arkadaşlarımızı 23:30 civarı içeriye alamadık biraz can sıkıcı olmadı değil.


Mekandaki shot’lar mutlaka denenmeli. Oldukça farklı shot seçenekleri mevcut. Bu arada dekorasyonu oldukça hip. Özellikle de ekteki aydınlatma oldukça ilgimi çekmişti.



Özet olarak yemeğe değil 22:00’den sonra barına gidin derim. İçerisi hınca hınç dolmadan kendinizi kapıdan içeri atarsanız şanslısınız. Özellikle manzara için gidecek olanların yemek rezervasyonu yapması gerekir. 


1 Temmuz 2014 Salı

Mana, Karaköy

Çeşit çeşit rakılar, tam yanına layık mezeler... 

En kral meze bile olsa muabbetsiz rakı içilmez, ya içicen neşelenicen, ya kederlenicen, ya memleketi kurtaracan, ya eski sevgiline sövücen ya da adı gibi aslan kesilecen. Ne değişik bir içkidir bu rakı başka alkollü içeceğin yaptırmadığı herşeyi yaptırır size, dilini çözdürür insanın. İçinizde ne var ne yok dökersiniz masaya. Hatta bazen kafa güzelse hiç dökmek istemediğiniz taşlarda masada yerini bulur. O yüzden boşa dememişler rakı masasına oturtacağın adam çok önemlidir öyle her önüne gelenle rakı sofrasına oturulmaz diye. Gerçek dostlarla güzeldir rakı sofrası, mezeler daha da bir lezzetlenir muabbet derinleştikçe. Bazen mezeye bile gerek yoktur bir tabak söğüş, bir tabak kavun peynir yeter de artar bile. Bunlar geri gelmez zamanlardır, acıyı bile paylaşsanız keyiflidir dostlarla olmak. Biz de Mana’ya kalabalık çok yakın arkaşadaşlarımızla gittik, aynen yukarda da dediğim gibi rakıyı içtikçe neşelendik. Değmeyin keyfimize, haydi şerefe diye kadehler kalktı havaya. Kah sağlığa, kah dostluğa içildi. Kendi içimizde ufak kutlamalar da yok değildi.

Gelelim Mana’ya; menüde o kadar çok rakı çeşidi vardı ki, yukardaki giriş paragrafına esinlenmem bu yüzden. Servis 10 numara, mezeler oldukça lezzetli, fondaki Zeki Müren ve Müzzeyen Senar sizi eskilere götürüyor. Rakılara diyecek yok özellikle Beylerbeyi Göbek Rakısı ve Saki Rakı’yı denemenizi tavsiye ederim.

Sıcak yemekde çok seçenek yok o nedenle bol bol meze sipariş edin rakınızın yanına. İnanın pişman olmayacaksınız. Sıcak yemek olarak da lokum'u (et) önerebilirim, tam da adı gibi pişmişti. Servis yapan arkadaşlar menüdeki rakılar hakkında oldukça bilgili, size seçtiğiniz rakının tarihçesini anlatıyorlar adeta. Sofraya oturur oturmaz 3 çeşit rakı bardağı geliyor, siz içinden seçiyorsunuz geceye hangi bardakla devam etmek istediğinizi. Yanında gelen beyaz leblebi de cabasi. Direkt Atatürk’ü çağrıştırıyor, mekanda Ata bardağı da mevcut.

Modern meyhanenin hakkını vermiş bir mekan. Artık yaz geldiği için dışarda yer bulmak zor çünkü toplasanız 10 masası var, gitmeden 2 hafta önce aramanızı tavsiye ederim. Pazartesi günleri mekan kapalı.

Adres: Kemakeş Mah, Rıhtım Cad. Fransız Geçidi, No:53/8 Beyoğlu İstanbul

Tel: 0212-293-0993
40'a yakın rakı çeşidi
Rakının yanına layık meze ve ara sıcaklar
Top Mücver & Peynirli roka salata
Muhammara & Lakerda
Dolma
Pırasa Köfte

12 Şubat 2013 Salı

Karaköy Lokantası & Son Günlerin Karaköy'ü


Eski mimari bir binanın içinde yer alan lokanta... 

Gündüzleri esnaf lokantası akşamları ise meyhaneye dönüşen bu mekana adım attığınızda ilk dikkatinizi çeken şeyin mavi çini fayanslar olacağından eminim. İki katlı bu şirin restaurant aslında tam turistik ama bu ara Karaköy’ün trend haline gelmesiyle lokallerin de akşamları uğrak noktası haline dönüşmüş.

İki katlı olmasına rağmen çok fazla masası yok, şöyle göz kararı 30-35 masa diyebilirim. Cumartesi akşamı gitmek istiyorsanız hafta başından rezervasyon yaptırmanız gerekiyor. Bu ara gerçekten herkesin dilinde olduğundan, Salı gününden Cumartesi masaları çoktan dolmuş oluyor. Restaurant’a girer girmez kendinizi mavilikten alabilirseniz karşınıza kocaman bir meze dolabı çıkıyor. Menüden seçmek yerine dolaptan görerek seçmek çok daha akıl karı. İçerde neler var diye merak edenlere; enginar kalbi, lakerda, ıspanak kökü, ahtapot, levrek marine, yoğurtlu patlıcan, börülce ve daha niceleri. Ara sıcak olarak ızgara karides, ahtapot, paçanga böreği, kaşar pane, pastırmalı humus, karides güveç denenebilir. Biz bunları tercih ettik ama siz damak tadınıza göre farklı seçimler de yapabilirsiniz. Fiyat olarak çok da esnaf lokantası diyemem ama uçuk pahalı da değil. Balık yemeden, 4 kişi 1 büyük rakı ve tüm bu meze ve ara sıcaklarla 300-350 TL civarına yemek yeme imkanına sahipsiniz. Tadı damağımda kalan lezzetler lakerda ve pastırmalı humus.

 

Bu arada özellikle yaklasık 1-1.5 seneden beri Karaköy harika bir dönüşüm içerisinde. Cihangir, Tünel ve Şişhane’yi takiben, şu an günümüzün en popüler semtleri arasında. Anadolu yakasından bir vapurla ordasınız ve her yer yürüme mesafesinde. Lokanta Maya, Karaköy Lokantası ya da Bej’de yemek yiyebilirsiniz örneğin. Bej aynı zamanda yemek öncesi ya da sonrası için de oldukça uygun bir aperatif mekanı. Biz bu gidişimizde yemek çıkışı uğradık, keyifli müzikleri ile biraz kıpırdanmak baya iyi geldi. Akşamüstü, özellikle de bu aralar, güzel bir havaya denk gelirseniz tüm kalabalığın cafe’nin önündeki ufak alandan pasajın içine kadar taştığını göreceksiniz. Bir sonraki durağım Zelda Zonk ya da Unter olacak, fırsat olursa Nublu’da da jazz keyfi yapılabilir. Sizlerin de mutlaka gidip memnun kaldığı yerler vardır Karaköy’de, farklı yorumlar ve önerilerinizi paylaşmanız beni mutlu eder.

Unutmadan Karaköy’e gelmişken olmazsa olmazlardan biri ise kesinlikle Güllüoğlu Baklava. İçeri girdiğinizde kendinizi kaybetmemeye dikkat edin, şeker komasına girebilirsiniz, hem de zevkten dört köşe. Uzun lafın kısası bu ara Karaköy uğramanın tam vakti.

Kemankeş Karamustafa Paşa Mh. Kemankeş Cd. No:37, 34425 Istanbul
0212-292- 4455
*******************************************************************************
Karaköy Lokantası has been established in 2000 and was already popular as a lunch spot but also getting well-known as a meyhane (Turkish Tavern) within tourists & local Istanbulites. Family owned restaurant is located on a small street behind the Karaköy shipping dock and has no sea view but settled in a old nice building. The decor is very interesting with ceramic blue walls. The food is like tapas and delicious at reasonable prices. Lunch menu changes daily, the hünkar beğendi (beef served with eggplant puree) can be rated as my top favorite. For dinner, there is a wide variety of mezes  like smoky eggplant, artichoke heart, humus with bresaola, spinach root, black eyed peas as well as grilled octopus, calamari, shrimp.  You may choose your own type from meze cupboard and enjoy the tastes with raki (local Turkish drink) or wine. Reservation is a must. For weekend reservations please try to book from Monday or Tuesday.


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...