Açık yürekli, dobra bir yazar bana göre Ahmet Batman, bir o kadar da enteresan. Cümlelerle oyun oynamış resmen yazarken. Kitap kısa başlıklardan oluşuyor. Tıpkı bir labirente dalmak gibi, başladığınız anda sonu gelse mi, yoksa içerde de çok eğleniyorum sindire sindire gezsem mi diye ikilemde bırakıyor insanı.
Hislerini cümlelere yansıtırken hiç de aklınıza gelmeyecek şekilde dizelemiş. Bana göre kitap bir çırpıda okunuyor, elinize aldığınızda hangi bir cümlenin altını çizsem derken bir bakmışsınız bitivermiş. Bazı cümleler var ki tam baş ucunuzda tutmalık. Kendi çok etkilendiklerimden bazılarını sizinle paylaşacağım. Yazarın dediği gibi her başlıktan bir cümle ayırdım kendime..
Adı her nekadar soğuk kahve olsa da siz iyisimi hazırlayın sıcacık bir kahve, sıcak çikolata ya da sahlep bu soğuk kış gününde, kitabın keyfini çıkarın. Aşık ama kalbi kırılmış bir adamın aşkı nasıl tasvir ettiğini okuyun.
Çayı açık severim ama seni koyu sevdim ben.
Öyle bakmalısın işte, boş fincanı saatlerce elinde tutacak kadar.
İnsan çok fazla kişiye ait olmamalı, doyumsuzlaşırsın, gülüşünün masumluğu gider
Seni tekrar tekrar sevmek için yeniden uyanıyorum
Ben seni başka bir alfabe ile seviyorum
Sabah uykusu kadar sevebileceği biri lazım insana
Oyalana oyalana sev beni, acelem yok
Rayına oturmayan trenler gibi duygularımız
Notalarda buluşalım, hangi şarkı farketmez
Birinin eline yapışıp kalmalı, ne kadar çok el, o kadar çok yalnızlık
Kimse kimsenin boşluğuna cuk diye oturmaz. Ya geniş gelir ya dar. Masum değiliz, sadece gülüşlerimiz güzel.
Güvenmek; koskoca bir alfabeyi öğrenip susmak gibi bir şey...
Bunlar benim kendime ayırdıklarımdan sadece bir kaçı. Gerisini merak ediyorsanuz "Soğuk Kahve'yi okuyun derim.
kitap okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap okuma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Şubat 2015 Perşembe
Soğuk Kahve, "Ahmet Batman"
Etiketler:
ahmet batman,
ahmet batman kimdir,
ahmet batman kitaplari,
alfabe,
ask acisi,
ayrılık,
doyumsuz olmak,
güvenmek,
Kitap,
kitap okuma,
sevilmek,
sevmek,
sive damladol,
soguk kahve
1 Mart 2013 Cuma
Mutlu Olmak İsteyen Adam "Laurent Gounelle"
Bali’de
tatil yaparken bir bilge ile tanışarak tüm hayatınızın gidişatını olumlu yönde
değiştirmeye ne dersiniz? Altın anahtar sanki onun ellerindeymiş gibi tüm
önerdiklerini uygulayarak bir maceraya atılmak ve düşlediğiniz hayata adım adım
yaklaşmak...
Tanrı
Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer kitabının yazarından bir kişisel gelişim kitabı
daha. Altı çizilecek bazı cümleler olduğu su götürmez bir gerçek ama ilk önce
bu kitabı okumuş olsaydım Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet Gezer gibi sürükleyici
bir romanı okuma şansını kaçırabilirdim. Bilmem yeterince üstü kapalı ifade
edebildim mi kitapla ilgili hislerimi:) Yine de hoşuma giden bazı
cümlelerin altını çizdim ve sizinle de paylaşmak istiyorum.
“Unutmayın
ki inanılan şey gerçekliğimiz haline gelir.”
“İnançlarımız
bizi gerçeği filtrelemeye, yani gördüklerimizi, işittiklerimizi ve
hissettiklerimizi filtrelemeye yöneltir”
“Farkına
varmadan herkes kendi gerçekliğini yaratıyor, ki bu da aslında herkesin kendi
inançlarının meyvesi”
“İnsanlar
kendi inançlarının kurbanı”
“Siz
kendi yazgınızın hakimisiniz”
“Yalan
söylemek zaten başlı başına kötüdür. Kişinin kendi içinde biriken bir enerji
üretmesine benzer”
“Eğer
hiçbirşeyden vazgeçemezseniz, seçmekten kaçınırsınız. Seçmekten kaçındığınızda,
istediğiniz hayatı yaşamaktan kaçınmış olursunuz”
“İnsanların
yaşamlarında karşılaştıkları çoğu sorunun çözümünün sevgi olduğuna inanıyorum”
“Değerlerimizi
ihlal eden eylemler gerçekleştirdiğimizde insan olarak gelişim gösteremeyiz,
basitçe sağlıklı bile kalamayız”
“Kimi
zaman küçücük kararların yaşamımızın üzerinde inanılmaz sonuçları olur”
“Senin
ne yapıp neyi yapamayacağını kimsenin söylemesine izin verme. Hayatını seçecek
ve yaşayacak olan sensin”
Benim
için en vurgulayıcı sözlerden biri sonuncusu. Evet belirli bir yaşa kadar evde
ailelerimiz, okulda öğretmenlerimiz, hatta işte patronlarımız bize ne yapmamız
gerektiğini söyler dururlar ve altı çizili kurallar çerçevesinde yaşamamız
beklenir genelde. İnsanlar hayatlarımıza müdahele ettikleri sürece de kendi kararlarımızı
vermemiz ve doğrularımızı bulmamız her seferinde daha da zorlaşır. Kendi
isteklerimizden ve hayata bakış açımızdan uzaklaşırız, işte kayboluş
da orada başlar. Hiç değilse belirli bir yaşa geldikten ve hayata karşı biraz
tecrübelendikten sonra kendimizle zaman geçirip gerçekten ne istediğimizi ve ne
beklediğimizi düşünürsek geriye sadece uygulamak kalır. Tabii yukarda yazılı
birçok sözde bahsettiği gibi olumlu düşüncelerle yön vermeliyiz hayat
çizgimize.
Bazen
bir bilge bazen de sadece kendi iç sesimiz bizi altın anahtara ulaştırır.
Sonsuz mutluluğa ve yaşam boyu tatmine...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

