Etiketler

ahmet batman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahmet batman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2015 Çarşamba

Sabah Uykum, Ahmet Batman



Soğuk Kahve kitabının yazarı Ahmet Batman’ın ikinci kitabı Sabah Uykum’u aynı hevesle satın aldım ve okumaya başladım ama açık söylemek gerekirse Soğuk Kahve’nin etkisini bırakmadı üzerimde. Çok ayrılık ayrılık olmuş bu kitap sanki. Soğuk Kahve’de biraz hasret ve özlem de vardı sevgili’ye, bu kitapta ise terkeden sevgiliye daha bir atarlı sanki yazar.  Yine güzel cümleler yok değil ama Soğuk Kahveyi okurken her bir hikayede neredeyse çoğu satırı çizmek ve sözleri aklınızda tutmak istiyordunuz. Belki ilk Sabah Uykum’u okusaydım yine etkilenirdim ama Soğuk Kahve’den sonra bana biraz üzerinde çok da uğraşılmadan yazılmış gibi geldi.

Yazarın sevdiğim cümlelerinden birkaçını yine sizlerle paylaşmak isterim.

“Yara bandı ruha iyi gelmez”
“Gülüşünden akan yağmur damlalarını özledim”
“Sana olan sevgimi martıların kanatlarına yükledim, üzerinden eksik olmasınlar diye”
“Hayatımın karesi ol”
“Ben seni hiç öpmedim, benim yaptığım yanaklarından mutluluğun dibini sıyırmaktı”
“Ben sana durdum, saatleri sana kurdum. Gülüşümü gelişine sakladım, gelişini belki son nefesime”
“Şarkılar gözyaşlarının üzerine örtemez çünkü notalar da ıslanır”


Bunlar benim altını çizdiğim satırlardan bazıları. İnsan hakikaten çok sevince ve o yoğunlukla da terkedilince kaleme daha bir sıkı sarılıyor sanırım, kalem bir bıçak kadar keskin ve kuvvetli oluyor. Severken terk edilmiş durumdaysanız bu iki kitabı da çok tavsiye etmem şimdilik, kelimeler kitaptan çıkıp kalbinizi hançerleyebilir:) İyi okumalar...

12 Şubat 2015 Perşembe

Soğuk Kahve, "Ahmet Batman"

Açık yürekli, dobra bir yazar bana göre Ahmet Batman, bir o kadar da enteresan. Cümlelerle oyun oynamış resmen yazarken. Kitap kısa başlıklardan oluşuyor. Tıpkı bir labirente dalmak gibi, başladığınız anda sonu gelse mi, yoksa içerde de çok eğleniyorum sindire sindire gezsem mi diye ikilemde bırakıyor insanı.

Hislerini cümlelere yansıtırken hiç de aklınıza gelmeyecek şekilde dizelemiş. Bana göre kitap bir çırpıda okunuyor, elinize aldığınızda hangi bir cümlenin altını çizsem derken bir bakmışsınız bitivermiş. Bazı cümleler var ki tam baş ucunuzda tutmalık. Kendi çok etkilendiklerimden bazılarını sizinle paylaşacağım. Yazarın dediği gibi her başlıktan bir cümle ayırdım kendime..

Adı her nekadar soğuk kahve olsa da siz iyisimi hazırlayın sıcacık bir kahve, sıcak çikolata ya da sahlep bu soğuk kış gününde, kitabın keyfini çıkarın. Aşık ama kalbi kırılmış bir adamın aşkı  nasıl tasvir ettiğini okuyun.

Çayı açık severim ama seni koyu sevdim ben.
Öyle bakmalısın işte, boş fincanı saatlerce elinde tutacak kadar.
İnsan çok fazla kişiye ait olmamalı, doyumsuzlaşırsın, gülüşünün masumluğu gider
Seni tekrar tekrar sevmek için yeniden uyanıyorum
Ben seni başka bir alfabe ile seviyorum
Sabah uykusu kadar sevebileceği biri lazım insana
Oyalana oyalana sev beni, acelem yok
Rayına oturmayan trenler gibi duygularımız
Notalarda buluşalım, hangi şarkı farketmez
Birinin eline yapışıp kalmalı, ne kadar çok el, o kadar çok yalnızlık
Kimse kimsenin boşluğuna cuk diye oturmaz. Ya geniş gelir ya dar. Masum değiliz, sadece gülüşlerimiz güzel.
Güvenmek; koskoca bir alfabeyi öğrenip susmak gibi bir şey...

Bunlar benim kendime ayırdıklarımdan sadece bir kaçı. Gerisini merak ediyorsanuz "Soğuk Kahve'yi okuyun derim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...