Anadolu yakası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Anadolu yakası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Şubat 2016 Salı
Sarnıç Meyhane & Butik Otel
Anadolu yakasında oturanlar bilir, bizim tarafta öyle meyhane, eğlence Avrupa yakasına oranla oldukça az. Geçen haftalarda karşıya geçmeye çok üşendiğimiz ama aynı zamanda içimizin de kıpır kıpır olduğu bir Cuma akşamı şirketteki bir arkadaşımdan aldığım tavsiye üzerine Sarnıç'ta bulduk kendimizi.
Kadıköy'deki Çiya'yı herkes bilir, İstanbul'a gelen turistlerin bile bir uğramadan ülkelerine dönmekdikleri yerdir. İşte Sarnıç Meyhane ve Butik Otel Çiya'nın hemen yakınında. Arkanızı Çiya'ya verin ilk sol sokaktan yukarı bakın hemen sağda.
İçeri girdiğinizde öyle kocaman bir yer beklemeyin. 15 masa ya var ya yok. Tipik bir Yunan Tavernası tadında döşenmiş. Kareli masa örtüleri, tahta sandalyeler, bembeyaz duvarlar ve mavi beyaz penceler. Daha yemeklerin tadına bakmadan hatta müziği bile dinlemeden beni dekorasyonu ile içine çekmeyi başardı.
Meyhaneler hep sıcak kanlı olur diyeceksiniz ama burası ufak olduğundan ayrı bir cana yakın. Müziğin ve eğlenceninde etkisi ile bir bakmışsınız yan masa ile şarkı tutturmuşsunuz.
Şansımıza o gece canlı müzikte Mashar, Fuat, Özkan'in ağabeyi sahne alıyordu. Frank Sinatra My Way'lerden başlayarak Sezen'di, Tanju Okan'ı aldı götürdü bizi Paris'e, Venedik'e ve oradan da gerisin geriye İstanbul'a. Yaşına rağmen süper enerjik, sandalye tepesinden indirmek zor. İstek şarkıda yapmanız mümkün, eski usül peçeteye yazarak:)
Yemeklere gelince ağırlıklı rakı içildiği için rakının yanında herzaman yediğimiz mezeler mevcut. Haydari, acılı ezme, plaki, yoğurtlu semiz otu vb. Tepsi geliyor canınızın çektiğini sipariş ediyorsunuz. Amana man özellikli lezetler olduğunu söyleyemem ama Türk tadından da uzak değiller. Ara sıcak kalamar istedik. Oldukça yumuşak ve taze yağda kızarmıştı. Ana yemeklere gelince biz meyhane usulü ortaya güveçte köfte ve kuzu kapama söyledik, öyle ortadan çimleniriz dedik ama her ikiside başarılı değildi. Baktım herkes balık yiyor zaten. Levrek ve Cupra ızgaralar güzel görünüyordu. Bizim düştüğümüz yanlışa düşmeyin diye yazmak istedim. Çok lezzetli olmasada bizim ana yemekler ortamın keyfinden çok da gözümüze batmadı. Bu arada mekanda içerde sigara içilebiliyor.
Şöyle bir canlı müzikle kafa dagıtalım dediğiniz bir vakit olur ise Sarnıç’ı deneyin.
Fiyatlar içtiğiniz alkol oranına göre değişmekle birlikte kişi başı 120-150 TL arası, müzik için extra para almıyorlar.
Cuma Cumartesi günü gitmek isterseniz birkaç gün önceden rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Baktınız gece de dönmek istemiyorsunuz otelinde konaklamanız da mümkün.
Adrs: Caferağa Mahallesi, Dumlupınar Sokak, no:12 Kadıköy Çarşı
Tel: 0216-405 15 76
Resimler kendi sitesinden alınmıştır
17 Mart 2015 Salı
Bağdat Caddesi Güzeli, Ender Aksu
Bağdat Caddesi Güzeli adlı kitabı satın alırken inanın arkasını çevirip konusuna bile bakmadım. Doğduğum günden beri caddede yaşıyor olduğumdan dolayı adı ilgimi çekti ve alıp aynı hızla okumaya başladım. Ender Aksu'nun kaleme aldığı kitabın baş kahramanı Yasemin 45 yaşında, erkenden evlenmiş, kendisini o yaşına kadar kocasına ve kızına adamış bir bayan. Bir gün kocasını sektereteriyle basmasının ardından tüm hayatının bittiğini düşünür. Aslında duymaya alışıkm olduğumuz klasik bir hikaye fakat olay kahramanın başına gelen felaketler birbirinden enteresan. Boşanmış orta yaşlı bir kadının tekrar gücünü toplayarak hayata geri dönme ve birilerine bağlanma çabalarının anlatıldığı ağırlıklı dişilere yönelik bir kitap. Romanda az da olsa grinin elli tonu tarzı yok değil, ama aynı heyecanı vermiyor. Çok basit cümlelerle yazılan bir roman olduğu için çabuk okunsada insanda iz bırakan cinsten değil. Yazıya dökülen herşeyde bir emek olduğuna inandığım için kitabı kötülemek istemem, kolay okunası, akıcı, düşündürmeyen bir kitap olarak konumlayabilirim sadece.
21 Aralık 2012 Cuma
Misina Balık Restaurant
Yazarken bile ağzımın sulandığı bir balıkçı Misina. İnanın bana Anadolu yakasının en iyi balıkçısı diyebilirim. Mekan Fenerbahçe Dalyan’da ara sokakta yer alıyor, hatta kapıdan bakıldığında modern bir çay bahçesi imajı çiziyor ama içeriye girip meze dolabına yaklaştığınızda nereye geldim ben dememeniz imkansız. Birde seçtiğiniz lezzetlerin sofranıza servis edildiği anı hayal edin. Özellikle kullandıkları Zeytinyağ’ına hayran kaldık. Sorunca tabikide Edremit yöresinden geldiği kaçınılmaz gerçeği ile karşılaştık. İlgilenenler için markanın adı “Ayvada”. Kendinizi kaptırıp ekmek banmaya başlarsanız arkadan gelecek meze ve balıklara yer kalmayabilir, uyarmadı demeyin. Neler yiyebileceğinize gelirsek;
Başlangıç olarak: Ahtapot söğüş, ızgara kalamar, levrek marine, karışık ege ot tabağı, tereyağında jumbo karides en lezzetli seçenekler arasında. Ara sıcak karidesli enginar beğendi, kalkan tandır (mevsimi ise), balık köfte. Ana yemekte balık tercihi size kalmış ama bugüne kadar neyi denediysem hepsi başarılıydı. Balıkta önemli olan pişirirken balığı kurutmamaktır, mekan oldukça kalabalık olmasına rağmen herkesin tabağındaki lezzeti eşit tutturmayı başaran aşcıya birkezde buradan teşekkürler. Bu arada kabuklu deniz ürünleri seviyorsanız onlarda mevcut. Fazla anlatmama gerek yok meze dolabını gördüğünüzde kararı kendiniz verin.
Manzaralı, rahat, konforlu ve çok şık bir mekan canlandırmayın gözünüzde. Bahçe kısmı dediğim gibi çay bahçesinin modern versiyonu ve sigara içilebiliyor. İç mekan ise biraz Yunan tavernası tadında ve daha derli toplu. Keyifli yunan müzikleri de çalıyorlar ama ancak içerde oturunca duymak mümkün oluyor.
Haftaiçi 12:00 -23:00 arası hizmet veren mekan haftasonu 1:00’e kadar açık. Oturan olursa biraz daha uzayabiliyor. Rezervasyon yaptırmadan gitmeyin özelliklede haftasonu yer bulmanız imkansız.
00-90- 216-550-0258
Fenerbahçe Mh. Doktor Faruk Ayanoğlu Caddesi No:34, Kadıköy, Türkiye
*****************************************************************************
Misina Restaurant - Try the best fish mezes in Anatolian side
Suggestions for starters: Octopus, calamari, marine sea bass, Aegean special green herbs, shrimp in butter. Main dish: Sea bass, sea bream, turbot. Dessert: volcanic, hot semolina dessert with ice cream inside.
If you are interested you can order lobster but don’t forget to negotiate for its price.
Varieties of great fish mezes should be tasted from Aegean. You will understand what I mean when you see the meze refrigerator. Please don’t look for a sea view, the place is at a neighborhood street.
They serve between 12:00 to 23:00 PM. Restaurant is open till 1:00 PM during weekends.
Fenerbahçe Mh. Doktor Faruk Ayanoğlu Caddesi No:34, Kadıköy, Turkey
16 Kasım 2012 Cuma
Istanbul'a Yakın Kaçamak Noktası: AĞVA
Geçtiğimiz haftasonu Istanbul’dan Bağdat Caddesi, Nişantaşı, alışveris merkezi, sinema ve kafe konseptlerinden arınma bahanesiyle resmen kaçtık. İykide kaçmışız hava ilk gün yağmurlu dahi olsa kendimizi oyalayacak birşeyler bulduk. Kaldığımız otel işletme olarak ufak biryer olsa da odamız yüksek tavanlı dağdaki şale benzeri konsept bir odaydı. Odanın tam yanına Şile Fenerinin replikasını yapmışlar. Meraklıysanız tepesine kadar tırmanma imkanınız var. Tüm Ağva ve Göksü nehri ayaklarınızın altında. Gece ise tüm merdiven basamaklarını ufak tealight mumlarla aydınlatıyorlar ama yine de aklınız varsa gündüz tırmanın ne olur ne olmaz:) Cuma ve Cumartesi akşamları canlı müzik var, şömine karşısında meze, ana yemek ve tatlınız ücrete dahil. Özellikle sabah kahvaltılarını çok sevdik, yumurtalı ekmekten tutunda gözlemeye kadar ne ararsanız vardı. Oteldeki en matrak şey ise çalışanların bile mesaiye sabah 9'dan önce başlamaması ne de olsa kimse erken kalkmaz mantığı ile oldukça rahat bir tavır içerisindeler. Bizim gibi erken kalkmayı sevenlerdenseniz yürüyüş yapmak için çokça vaktiniz olucak, ona göre en azından spor ayakkabınızı yanınıza alabilirsiniz.
Wine Port Lodge'den bazı görseller:

Cumartesi gündüz ise okadar kahvaltının üzerine benim sucuk krizim tutunca hadi dedim söyle şömineli tahtadan salaş bir restaurant bulalım ve öğleden sonra tavla, sucuk, şömine ve bol sohbet vakit geçirelim. Yaklaşık 4-5 butik otele girip çıktıktan sonra sonunda birisi içimize sindi. Bu güzel yerin adı ise "Acqua Verde". Gerçekten bahçeden girerken bile anlıyorsunuz zevkli bir işletme sahibinin eseri olduğunu. Restaurantı, odaları, bahçesi hepsi çok keyifli. Birdahaki gidişimize burada kalmayı planlıyoruz.

Ağva’da kışın yemek içmek dışında başka ne yapılır der iseniz yağmur yağmadığı sürece nehir turuna katılıp Göksu nehrini baştan sona gezerek bu ufak sahil beldesini keşfedebilirsiniz ya da spor olsun derseniz deniz bisikleti ile gezme şasınız da var. Konakladığınız oteller genellikle ücretsiz olarak veriyorlar deniz bisikletini. Ağva merkeze inip deniz kenarında hava soğuk da olsa yürüyüş yapma imkanıda herzaman mevcut.
Buarada güzel bir ayrıntı bahsettiğim iki otelde de sömineli, jakuzili odalar mevcut ama gitmeye karar vermeden 2 hafta önce aramak gerekiyormuş. Bu ufak kaçamak tatil bizim son dakikada aklımıza estiği için bu odaların ayrıntılarından bahsedemiyorum. Hadi takın sevgilinizi, eşinizi ya da en yakın arkadaşınızı kolunuza, uzaklaşın Istanbul’dan 2 günlüğüne bile olsa .
Unutmadan Istanbul’dan Ağvaya giderken iki farklı yol var. Anadolu yakasından giderken Şile sapağından saptıktan sonra dümdüz ilerleyin. Yaklaşık 40 dk düzgün asfalt bir yol gittikten sonra Ağva Sahil ve Ağva yolu ayrımına geleceksiniz. Biran önce varmak istiyorsanız Sahil yolunu tercih edin ama şöyle ormanın ve manzaranın keyfine varalım derseniz de bol virajlı orman yolunda kolaylıklar dilerim. Istanbul Ağva arası 97 km.
Otel linkleri:
http://www.acquaverde.com.tr
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




